Arkeolojik miras alanları insan eylemleri ile yaşam kültürünün her türlü izinikapsayan ve her tür insan etkinliğini yansıtan yapılar, alanlar ve sitler olupyenilenemeyen kültür kaynaklarıdır. Dolayısı ile insanlığın ortak mirası, ulusal,evrensel değere sahip ve korunmaları kamusal bir zorunluluk olan arkeolojiksitler geçmiş ile geleceği ilişkilendiren birincil kaynaklardır. Arkeolojik mirasalanlarının korunması çok boyutlu bir olgu olarak sanatsal, bilimsel, teknikolduğu kadar disiplinlerarası çalışma da gerektirmektedir. Bu kasamda arkeolojikmiras alanlarının gelecek kuşaklara aktarımı için doğru yorumlanaraketkin koruma, sergileme ve sunum yöntemlerinin geliştirilmesi gerekmektedir.Bu anlamda arkeoloji artık bugün sadece yerleşim dokuları, yapılar vebuluntuların ortaya çıkarılması değil; konservasyon, restorasyon, presentasyonsüreçlerinin bir arada yorumlanmasını gerektirmektedir. Arkeolojik mirasalanları bireylerin uzaktan anlamaya çalıştığı yerler değil; kendi doğal bağlamıiçinde sergilenen, erişilebilir, yaşanan, deneyimlenerek öğrenilen mekan vealanlar olarak çevresi ile birlikte yorumlanmalıdır. Anadolu-Türkiye arkeolojisisahip olduğu birçok uygarlık, dönem, kültür katmanı nedeni ile eşsiz olupher bir arkeolojik miras alanı kendi özgün mimari ve kültürel kimlik değeriniyansıtmaktadır.