Jeopolitik, ülkelerin iç-dış politikalarının belirlenmesi ve uygulanması sürecinde coğrafi faktörlerin dikkate alınması olarak tanımlanabilir. Bu çalışmada, Türkiye’nin doğal ve beşeri coğrafi özelliklerine bağlı olarak jeopolitik konumu, ayrıntılı olarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Türkiye’nin, bölgesel ve küresel ölçekteki stratejik önemine dikkat çekilmiştir. Siyasi coğrafya disiplini kapsamında Türkiye’nin sınırları, komşu ülkelerle olan ilişkileri, bölgesel etkileşimleri ve bu unsurların ulusal güvenlik ile dış politika üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Ayrıca, klasik ve güncel jeopolitik teoriler çerçevesinde Türkiye’nin konumu, tarihsel süreç içerisindeki değişimleriyle birlikte analiz edilmiştir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra barış tesis edilse de, küresel ölçekte hiçbir ülkenin kendini tam anlamıyla güvenli hissetmediği çok açıktır. Bu bağlamda Türkiye’nin jeopolitik konumu ayrı bir önem taşımaktadır. Türkiye’nin üyesi, gözlemci üyesi veya ortak konumda bulunduğu bölgesel ve küresel örgütlerle olan ilişkileri, ülkenin coğrafi faktörlere bağlı olarak jeopolitik önemini çok fazla ortaya koymaktadır. Bu örgütlerdeki varlığı, Türkiye’nin uluslararası arenada politik, ekonomik, askeri ve sosyo-kültürel anlamda etkin bir aktör olmasını sağlamaktadır. Türkiye’nin Asya ve Avrupa kıtalarının kesişim noktasında yer alması, Orta Doğu, Kafkasya ve Balkanlar gibi stratejik bölgelerin merkezinde bulunması, aynı zamanda Karadeniz ile Akdeniz’i birbirine bağlayan İstanbul ve Çanakkale Boğazlarına sahip olması nedeniyle son derece önemli bir jeopolitik konuma sahiptir. Bu özellikleri sayesinde Türkiye, ulaşım sistemlerinin geçiş güzergâhında yer almakta; doğu ile batı, kuzey ile güney arasında bir köprü vazifesi görmektedir. Bu durum, ülkenin hem ekonomik hem de askerî açıdan stratejik bir merkez haline gelmesine katkı sağlamaktadır. Sahip olduğu coğrafi özellikler nedeniyle ortaya çıkan jeopolitik konum, Türkiye’ye her bakımdan avantaj ve dezavantaj sağladığı gibi farklı konularda tehdit ve riskler de sunmaktadır. Diğer taraftan enerji koridorlarının merkezinde yer almak, bölgesel çatışmalara ve büyük güç rekabet alanlarına yakın olmak anlamına gelmektedir. Dolayısıyla Türkiye’nin jeopolitik özellikleri, coğrafi bir gerçeklikle beraber aynı zamanda dış politika kararlarının şekillenmesinde belirleyici bir etkendir. Bu bağlamda, Türkiye’nin jeopolitik konumunun ortaya koyduğu fırsatlar ve tehditler hem politika yapıcılar için stratejik planlama açısından yol gösterici olmakta hem de bu alanda çalışan bilim insanları için önemli bir araştırma alan oluşturmaktadır.