“Sanatın eleştirel işlevi, yani özgürleşme mücadelesine katkısı, estetik biçimde yatmaktadır.” Herbert MarcuseHerbert Marcuse, bu kitapta, hakiki sanat eserinin devrimci niteliğini mümkün kılan estetik öğenin izini sürüyor. Şeyleşmiş toplumsal gerçeklik karşısında değişimin ufkunu sunan, insanın ezilmişliğine karşı başkaldırıyı içinde taşıyan bu öğe, sanat eserindeki özerk estetik boyutta somutlaşıyor. Marcuse, sanatın devrimci bir güce sahip olduğu konusunda Marksist estetik geleneğiyle buluşurken, bu gücün kaynağı, gelişimi ve yorumlanması konusunda özgün bir hat açıyor. Mevcut toplumsal pratiğin sınırları içinde tanımlanan, kendine ait bir gerçeklik ve dil kuramayan sanata mesafeli duruyor.Marcuse’ye göre sanatın eleştirel gücü, onu toplumsal üretim sürecine bağımlı kılmaya çalışan tüm kuvvetler karşısında sahip olduğu özerk yapıdan beslenir. Bu özerklik, içeriğin sanatsal biçime dönüşmesinde yatar ve sanat eserine devrimci bir değer kazandırır. Hakiki sanat eseri, yerleşik toplumsal gerçeklikle özdeşleştirilemez oluşu sayesinde değişimin imkânını gün yüzüne çıkarır ve estetik boyutun açtığı pasajlardan geçerek özgürleşmenin tohumlarını bugüne taşır.Estetik Boyut, estetik ile özgürleşme arasındaki bu özgün düşünsel izi takip etmek; sanatı, değişimin imkânını yaratan bir güç olarak yeniden düşünmek ve estetik biçim sorununu gündeme alarak özgüleşme düşüncesini yeniden harekete geçirmek için yazılmış özgün bir kitap.